Kaplıca Tarihi

KAPLICA TARİHİ

Erzurum, termal su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Tarihi akış içinde en meşhurları batıdaki ılıca, Doğudaki ise Hasankale kaplıcasıdır. Erzurumluların en fazla rağbet gösterdiği kaplıca, şehre yakın ve anayol güzergahı üzerinde olması nedeniyle Aziziye (Ilıca)‘dır.

 

Bizans ve Ermeni kaynaklarına göre, Ilıca Karin Ovası’nda Theodosiopolis şehrinin batısında Elegeia’da bulunuyordu. Basit de olsa bazı termal sıcak su kaynaklarının üzerinde kaplıca binaları yapılmış ve böylece halkın faydalanması sağlanmıştı. Selçuklulardan İbrahim Yinal ve Kutalmış’ın Karin ovası istilası sırasında Ilıca da bu kuşatmadan kurtulamadı. O zamana kadar Pulur (ömertepe) ile Artzeliler (kahramanlar) civarı köyler ahalisi ve zaman zaman da Theodosiopolisliler bu termal sıcak su kaynağından sağlık amaçlı faydalanmakta idiler. Ilıca’da ki ilk İslami yapılanma olan Saltuklu yönetimi zamanında Ilıca termal kaynakları hamam olarak da değerlendirilmiştir. Moğollar Erzurum’u Baycu Noyan Komutasında istila ettiklerinde, kuşatma başlamadan önce, Ilıca ahalisinin büyük çoğunluğu kadın, çoluk – çocuk denmeden esir olarak Mugan’a gönderilmişlerdir. Kara ve Akkoyunlar da Ilıca olayına önem verdiler. Zira gidiş gelişlerde, askerlerinin temizlenme ihtiyaçları da Ilıca’da karşılanmıştır.

 

Ilıca’yı şereflendiren İlk Osmanlı Padişahi Yavuz Sultan Selim Han’dır. Ilıca menzilinde konakladığında Osmanlı askerleri de hamamdan istifade etmişledir. Şah İsmail’i yenilgiye uğratan Yavuz Sultan Selim Han dönüşte de ılıcayı şereflendirmiştir. Kanuni Sultan Süleyman Han’da 1555’te İran’dan geri dönerken Ilıca’da konaklamıştır. Bayram kutlamalarıda sevinç içerisinde Ilıca’da yapılmıştır.

 

XVI. Yüzyıl’da Ilıca’nın güzel bir tanıtımı, minyatür olarak Matrakçı Nasuh tarafından çizilmiştir. Aynı çalışmada, Ilıca kaplıcaları da minyatür olarak resmedilmiştir. Yine XVI. Yüzyıl yazarlarından ve bürokratlarından olan Aşık Ahmet, Menâzirü’l Avâlim isimli eserinde Erzurum’daki Ilıca’dan söz etmektedir. “Şehrin batısında yer alan bu kaplıcaların sıcaklığı son derece itidallidir.” şeklinde bahsetmiştir. Yazar, isim vermeden bir hayırsever tarafından kaplıcaların inşa ettirildiği belirtilmiştir. Hamamın içinde bir de havuz bulunduğundan bahsedilmiştir.

 

Evliya Çelebi ise 1645 yılına ait Erzurum yolculuğunda Ilıca’dan geçmiştir. Evliya Çelebi kaynak belirtmeden Ilıcanın, Akkoyunlu padişahlarından biri tarafından inşa ettirildiğini belirtmiştir. Erzurum yıllıklarının verdiği bilgilere göre de zaman zaman tamiri gerekmiştir. Bu yenileme çalışmalarından birini Kurd İsmail Paşa’ya vekâleten Cennetzade Ziya Bey yapmıştır. Doğu seferinde bulunan askerler temizlik ihtiyaçlarını Ilıca Kaplıcalarından faydalanarak karşılamışlardır. Büyük savaşlarda özellikle cilt hastalıkların önlenmesinde ılıca epeyce hizmet vermiştir Tifüsün kol gezdiği zamanlarda, bit belasından şifaya kavuşulan yerlerden biri de Ilıca Kaplıcaları olmuştur.

 

1964 yılında itibaren belirli dönemlerde bakıma alınan kaplıcalar 2005 yılında kapsamlı bir şekilde onarımdan geçirilip kaplıca bölümü yeniden inşa edilerek termal tesis işlevi kazanmıştır. 100 yatak kapasiteli ve tam donanımlı butik oteli ile 18 aile kabini bulunan tesislerde bay, bayan ve gruplara özel üç ayrı havuz, sauna, Türk hamamı, Fin Hamamı, Fizik Tedavi Merkezi, Spor Salon ve kafeteryası ile misafirlerini ağırlamaktadır. Hizmette kalite ve çeşitliliği esas alan yönetim anlayışıyla Aziziye belediyesi bünyesinde faaliyetini sürdüren Ilıca Termal Tesisleri, Türkiye’nin termal turizmde ki marka değerleri arasında yer almaktadır.

Prof. Dr. Enver KONUKÇU